Kızgınlık, öfke, stres, kaygı, endişe, hüzün, yalnızlık gibi duygusal durumlarda, ne yediğinin farkına varamama ve özellikle kalorisi yüksek kurabiye, çikolata, pasta, kek gibi basit karbonhidratlı gıdalara yönelmeler varsa, DUYGUSAL YEMEK YEME SENDROMU söz konusudur.
 
Fizyolojik açlıktan çok farklı bir durumdur. Duygusal açlıkta; yeme isteği aniden belirir ve birey bazı durumlarda kontrolünü kaybettiği hissine varır. Porsiyon ölçüsü ve kontrolü söz konusu değildir. Farkındalık duygusu bu anda kaybolur ve birey yemek yedikden sonrada ani bir suçluluk duygusu hisseder.
 
Böyle bir durumda; öncelikle zor duygularla mücadele etmek için alternatifler geliştirilmelidir. Bireyde farkındalık duygusunun gelişmesi, mutfakta , evin içinde herhangi bir yerde ve çantasında vs. bu tarz yiyecekler bulundurmamak, spora yönelmeye çalışmak, alışveriş listesine uymaya çalışmak gibi diğer alternatifler denenebilir. Eğer bu çözümlerle de sonuca ulaşılamıyorsa, psikolog kontrolü ve tedavi sürecinden sonra, ya da tedavi aşamasında da beslenme uzmanı desteği ile duygusal yeme sendromu kontrol altına alınabilinir.